Sunday, May 20, 2012
   
TEXT_SIZE

Search in turkishreporter.com

Video News

  • Dr. Oz Talks About His Muslim Faith

    Dr. Oz Talks About His Muslim Faith 
  • Iran's President Mahmud Ahmedinejad Speaks to turkishreporter.com

    Iran's President Mahmud Ahmedinejad Speaks to turkishreporter.com 
  • Greek Cypriot President to turkishreporter.com: I am Not Optimistic for a Solution in Cyprus

    Greek Cypriot President Reluctant for aSolution 
  • Inside Story: Iran - Turkish relations

    Inside Story:  Iran - Turkish relations 
  • Obama on Winning the Nobel Peace Prize

    Obama on Winning the Nobel Peace Prize 
  • Can Your Dog Talk? Watch Here

    Can Your Dog Talk? Watch how to interpret the meaning behind dog's behavior 
  • Can This Be True? World's Strongest Kid

    Can This Be True? World's Strongest Kid 
  • Turkish man takes world's tallest man title

    Turkish man takes world's tallest man title-Watch Here 

Musevi Asıllı İşkadını: Ailemizde Önce Türklük Gelir

Musevi Asıllı İşkadını: Ailemizde Önce Türklük Gelir

22 yıl önce ABD'ye eğitim amaçlı gelen ancak daha sonra buraya yerleşen Musevi asıllı işkadını Yıldız Yüksek Blackstone, katıldığı bir konferansta Türkiye’de Yahudilerin huzur ve barış içinde yaşamlarını sürdüklerini dile getirdi. Blackstone, “Bizim ailede öncelikle Türklük gelirdi. Din ise daha kişisel bir şeydi” dedi. Video

New York'ta “Türk Dünyasında Yahudi Kimliği” sempozyumunda konuşan Yıldız Yüksek Blackstone, Amerika’da olduğu gibi Türkiye’de de Yahudilerin kendi inanç ve kültürlerine göre serbestçe yaşadıklarını kaydetti. Amerika’da evlendiğini ve bir çocuğunun olduğunu aktaran Blackstone, oğlunun evde Türkçe konuştuğunu ve Türk olmaktan da gurur duyduğunu ve Amerikalı eşinin de Türkiye hayranı olduğunu söyledi.

İzmir’de bulunan ailesini her yıl mutlaka ziyarete gittiğini kaydeden Blackstone, “Bizde herkes Türkçeyi aksansız konuşur. Bu Yahudi olmaktan vazgeçtiğimiz anlamına gelmez, bizler aynı zamanda Ladino dilini de biliriz” dedi. Amerika’da yaşama kararıyla Türkiye’den kopmak gibi bir anlayışla bu ülkeye yerleşmediğini vurgulayan Blackstone, “Tam aksine geçen zaman İzmir ile yani ülkemle aramdaki köprüleri, bağları daha da güçlendi” diye konuştu.

Amerika'nın Türk Koalisyonu (TCA), Türk Amerikan Dernekleri Birliği (ATAA), Amerika Azerbaycan Derneği (ASA), Amerika Azerbaycan Konseyi (AAC), Turk of America dergisi ve Özbek Girişimi (Uzbek Initiative) tarafından ortaklaşa düzenlenen sempozyum, Amerikan Sefardik Federasyonu'nun New York'taki merkezinde yapıldı.

“Türk dünyasında Yahudi kimliği, tarihi, mirası” gibi konuların ele alındığı sempozyumda Türkiye’nin yanı sıra Azerbaycan ve Özbekistan’daki Museviler konu edinildi. AAC Başkanı Dr. Cavid Hüseynov, ASA Başkanı Tomris Azeri ve ATAA Başkanı Günay Evinch’in açılış konuşmalarının ardından ilk oturum başladı. Sempozyumun ilk konuşmacıları arasında yer alan Sefardik Yahudilerinden Alan R. Cordova, tarihte İspanya’da Yahudi toplumunun altın çağını Endülüs Emevi devleti döneminde yaşadığını hatırlattı. İspanya’da Katolik krallığın ülkeye hükmetmesiyle hem Müslümanların hem de Yahudilerin bu topraklarda yaşayamaz hale getirildiğine işaret eden Cordova, Türklerin Sefardik Yahudilerine kuşak açmasını asla unutulmayacaklarını söyledi. Cordova, Türklerin Yahudilere yalnızca 15 yüzyılda değil II. Dünya Savaşında da yardım ettiğine işaret ederek Türkiye’nin Rodos Konsolosu Selahattin Ülkümen’in 42 Yahudi ailesini soykırımdan kurtardığını açıkladı. TCA’nın hukuk danışmanı David Saltzman da ilk oturumda konuşma yaparak Yahudilerin Amerika dışında en rahat yaşadıkları ülkenin Türkiye olduğunu dile getirdi. “Dünyanın neresinde Türk yaşıyorsa orada Yahudi de yaşıyor” diyen Saltzman, Türkler ile Yahudilerin tarih boyunca iyi ilişkiler içinde olduklarının altını çizdi.

New York'taki Sefardik toplumunun ilgisini çeken sempozyumda Türkiye'nin dışında Azerbaycan ve Özbekistan'daki Yahudi toplumu da ele alındı. Programda yönetmenliğini Victoria Barrett'in yaptığı İkinci Dünya Savaşı sırasında Yahudilerin Nazi soykırımından kurtarılmasında Türkiye'nin oynadığı önemli rolün anlatıldığı “Umutsuz Saatler-Desperate Hours” adlı belgesel film de gösterildi. ABD'ye özellikle Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarında Edirne, Kırklareli, İstanbul, İzmir gibi kentlerden yüz binlerce Türk Yahudisi göç etmişti. Sefarad olarak bilinen İspanyol kökenli Yahudiler, 1492 yılında İspanya'daki zulümden kaçıp Osmanlı topraklarına sığınarak atalarımız sayesinde tarihteki ilk soykırıma uğramaktan kurtulmuşlardı.

Sempozyum resim sergisi, folk dansları ve verilen resepsiyonla son buldu.


Sezai Kalaycı

Zaman Gazetesi
smaller text tool iconmedium text tool iconlarger text tool icon

Add comment


Security code
Refresh

Top Headlines

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4

Login Form